2 Şubat 2013 Cumartesi

Doğayı rahat bırakan bir ODTÜ istiyorum


Doğayı rahat bırakan bir ODTÜ istiyorum


ODTÜ Yalıncak koşu yolunda yürüyorum, kabak budama usulü ile adeta kökünden kesilmiş devasa söğüt ağaçlarını, kavak ağaçlarını görünce şaşkına dönüyorum. En az 30 yaşındaki bir canlının nedensiz yere ölüme terk edilmesine anlam veremiyorum, o ağaçlardan beslenen, onların üzerinde yuvaları olan diğer canlıları düşünüyorum, üzülüyorum, kendimi çaresiz hissediyorum. Kesim işleminin sebebini öğreniyorum. O ağaçlar üzerinde konaklayan (onunla birlikte yaşayan) başka bir canlının (ökse otununun) ağacı kurutmasından öldürmesinden, hatta  diğer ağaçlara sıçrayarak tüm ağaçları kurutup öldürmesinden korkulduğu için bu katliamın gerçekleştirildiği söyleniyor. Bunları duyunca hayal kırıklığına uğruyorum, bir canlıyı ölümden kurtarmak için onun sözde düşmanı (celladı) olan canlıyı öldürmeye çalışan bir zihniyeti görüyorum, hatta kurtarmak istediği canlıları öldürerek koruma hesapları yapan bir zihniyeti görüyorum. Kafam karışıyor, gelecek için kaygılanıyorum.


ODTÜ ormanında gezintiye çıkacağım, ormana uzaktan şöyle bir bakıyorum, ormandan dumanların yükseldiğini görüyorum. Telaşlanıyorum “yoksa bir yangın mı” diye üzülüyorum. Dumanın adeta bir bulut gibi yer değiştirdiğini görünce kafam karışıyor, dumanların bir noktadan başka bir noktaya gitmesine anlam veremiyorum. Biraz daha ilerleyince arkasında duman çıkaran bir araba görüyorum, şaşkına dönüyorum. Nasıl yani “Ormana ilaçlama arabası mı olurmuş” diyorum kendi kendime. Sebebini sorduğumda ağaçları kurutan bir tür böceği (çam kese böceği) öldürmek için ilaçladıklarını söylüyorlar. Çam kese böcekleriyle mücadele edip ormanımızı koruyoruz diyorlar.
Ya diğer böcekler? Diğer memeli canlılar?, kuşlar, çiçekler ve binbir çeşit diğer canlı...? Onlara soruldu mu acaba? Nasıl etkiler bu ilaç sizleri? Yavrularınızı, besininizi, evlerinizi?... Kiminle mücadele edilmesine kimler ve nasıl karar verir bu evrende? Kimlerin yararlı kimlerin zararlı olduğu nasıl anlaşılır acaba? Doğada hangisi daha iyidir, ya da hangisi daha kötü?  Ya da yok mudur acaba ne iyi\kötü, ne güçlü\zayıf ne de yaralı\zararlı....?

Sanırım biz insanoğlu doğayı  çok iyi bildiğimiz ve onu istediğimiz gibi kullanmakta özgür olduğumuz yanılsamasıyla yaşadık ve hala öyle yaşıyoruz.  Doğadaki besin zincirlerinden, maddelerin döngülerinden bahsediyoruz; ama bunların sadece bir dönüşüm olduğunu fark edemiyoruz, yukarıdaki olumlu/olumsuz yargılara varmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz, sabredip de neler olup bitiyor ya da neler olup bitecek diye doğaya bakmıyoruz.

Herşeyi biliyormuş kibrine ve budalalığına kapılıp eylemde bulunuyoruz ve eylemlerimizin olumsuz sonuçlarını çözmek için yıllarca araştırıp duruyoruz ve ortaya çıkan sonucu eyleme döktüğümüzde yeni çözümler gerektirecek sorunlar yaratıyoruz. Anlayacağınız bir kısır döngüdür, emek israfıdır sürüp gidiyor. Önce kötü koşulları yaratıyoruz, adeta bindiğimiz dalı kesiyoruz, sonra da yapay yöntemler icat edip çözüm arıyoruz, doğaya hakim olduğumuz yanılsamasına kapılıp sevinip duruyoruz.
Halbuki insan doğaya asla hükmedemez. Yapmamız gereken ona hizmet etmek onun kurallarıyla uyumlu yaşamaktır.

Doğayı rahat bırakan bir ODTÜ istiyorum. Doğayla uyumlu bir ODTÜ yaşamı hayal ediyorum.
“Uğukuşu”

23 Ocak 2013 Çarşamba

Nasıl bir ODTÜ?

“Sürdürülebilir ODTÜ Yerleşkesi Proje Yarışması
 birinci olan proje 
(2011)
Tıpkı ODTÜ 2011-2016 stratejik planında yazdığı gibi:

“ODTÜ Sürdürülebilir/Çevre Dostu Yerleşke” programının başlatılarak, ODTÜ yerleşkesindeki yapılı çevre, doğal çevre ve sürdürülebilirlik yönetimi ile ilgili en iyi uygulamaların oluşturulacak bir web sayfası aracılığıyla duyurulması, ODTÜ’nün sürdürülebilirlik alanındaki toplumsal dönüşüme öncülük etmesinin sağlanması.

"ODTÜ’nün örnek bir sürdürülebilir kampusa sahip olabilmesi için başlatılan çevresel, toplumsal ve ekonomik sürdürülebilirlik çalışmalarının “ODTÜ Sürdürülebilir Kampüs Projesi” kapsamında geliştirilmesi ve ODTÜ Sürdürülebilir Kampüs Proje Ofisi”nin kurulması"

Bir an önce üniversitemizde sürdürülebilir yerleşke için adımlarin atılmasını, 2011 yılında yapılan sürdürülebilir yerleşke proje yarışmasında sunulan projelerin değerlendirilip desteklenmesini, sürdürülebilirlik ofisinin en yakın zamanda kurulup, ögrencisiyle, akademisyeniyle, idari personeliyle, işçisiyle herkesin el birliği içinde çalışarak ünivesitede çevre dostu yaklaşımların hayata geçirilmesini ve üniversitemizin pek çok konuda olduğu gibi sürdürülebilir  yerleşke konusunda model teşkil etmesini istiyorum.

Bu konunun da yapılacak bir toplantıda gündeme getirilmesini rica ediyorum.

Güliz Karaarslan

ReReRe ODTÜ Projesine şu adresten ulaşabilisiniz:

http://www.britishcouncil.org/tr/turkey-science-english-project_report__rerere_metu.doc



"Sesi daha doğal" çıkan bir ODTÜ istiyorum


ODTÜ'de bulunduğum her an (derste, kantinde, yemekhanede, kütüphanede, Yalıncak'ta, sabah, öğle, akşam gece her saat...) sadece araba motorlarını, helikopterleri ya da bir inşaatın sesini bilinçli ya da bilinçsiz şekilde duyduğumda kendimi çok rahatsız hissediyorum, tedirgin oluyorum ve bunalıyorum. 

Çünkü fiziksel ve duygusal güvenliğe ve huzura ihtiyacım. çünkü doğal seslerden ilham almaya öğrenmeye, yaratıclığımı geliştirmeye ihtiyacım var. Karşılıklı saygıya, özgür olmaya ihtiyacım var. 

Araba gürültülerinin ve inşaat gürültülerinin, insan seslerini, kuşların cıvıltılarını, hışırdayan yaprakların sesini, suyun sesini bastırmadığı bir ODTÜ istiyorum.
ODTÜ'ye giriş çıkış yapan araç sayısının asgari düzeye indirilmesini başka ulaşım seçeneklerinin üzerinde düşünülmesini ve uygulanmasını istiyorum.
ODTÜ için zaruri inşaat çalışmalarının en azından tatil dönemlerinde gerçekleştirilmesini, bina içi inşaatlar için ses yalıtım sisteminin güçlendirilmesini istiyorum.
ODTÜ üzerinden geçen helikopterlerin rotalarının ve irtifalarının yeniden gözden geçirilmesi için yetkili kişilerle üst düzey görüşmelerin başlatılmasının rica ediyorum.

Daha az yapay gacur, gucur, takur tukur istiyorum...


Sesi daha doğal çıkan bir ODTÜ istiyorum.
"Uğukuşu"

“Herkes kuş seslerini sever. Bu bir insan ihtiyacıdır…kuşların sesi çoğu zaman farkedilmeyen derin bir zevk verir.”

“Everybody loves birdsong. It's a human need... the sound of birds gives a deep, if sometimes almost unnoticed, pleasure”
-Simon Barnes, Wild Notebook, The Times (31 December 2011)-


22 Ocak 2013 Salı

Nasıl Bir ODTÜ istiyoruz?



Merhabalar,

Bu ağ güncesinin (blogun) amacı: ODTÜlülerin, hayallerindeki üniversiteyi, ODTÜ'yü ve hayallerindeki dünyayı, yaşamı tartışacakları bir iletişim ve paylaşım ortamı yaratmaktır.


                                                                                           

                                                                                     
                                                                                    Bu ağ güncesi vasıtasıyla;

Nasıl bir üniversite?
Nasıl bir ODTÜ?
Nasıl bir ODTÜ yerleşke tasarımı?
Nasıl bir ODTÜ doğası?
Nasıl bir ODTÜ yaşam tarzı?
Nasıl bir ODTÜlü? 
Nasıl bir gelecek? 
Nasıl bir yaşam?
Nasıl bir dünya?

İSTİYORUZ?
sorularının cevaplarını aramayı, tartışmayı ve  örnekler paylaşıp somut adımlar atmayı umuyoruz.


Daha sağlıklı iletişim için elektronik posta grubumuza katılın:
https://groups.google.com/forum/?fromgroups#!forum/nasil-bir-odtu-istiyoruz 

Ya da gmail kullanmıyorsanız nasil.bir.odtu.istiyoruz@gmail.com   adresine elektronik posta gönderin. 

Birlik ve beraberlik duygularımızı pekiştirici, açık, dürüst, şiddetsiz, yürekten iletişimlere, paylaşımlara...

Sevgiler,
"Uğukuşu"

"Dünyada görmek istediğiniz değişimin bir parçası olun"
"Be the change we want to see happen in the world"
Mohandas Karamchand Gandhi
(Mahatma Gandhi)